Hafızlığın Tarihi ve Dünyadaki Hafızlık Yöntemleri

 


Zaman nasıl bu kadar çabuk ilerliyor, her hafta Salı günleri nasıl da bu kadar hızlı geliyor kendi kendime her seferinde şaşırırken bugün de hem mükemelliyetçiliğimle hem de mazeret uydurmadan rutinleri devam ettirmenin bereketine inanarak bir haftanın daha yazısı için satırların başındayım. Bu haftaki hafızlıkla ilgili bahsedeceğimiz konu hafızlığın tarihi ve dünyadaki hafızlık yöntemleridir.

Malumumuz olduğu üzere Kur’an’ı Kerim 23 yılda bir kısmı Mekke’de bir kısmı Medine’de ilk olarak Arap toplumuna ve çağları kuşatacak ayetleriyle tüm insanlığa bir örnek olarak nazil olmuştur. Kuran’ın ilk muhataplarının hafızalarının güçlü olması hasebiyle onun korunması da nazil olan ayetleri Peygamber Efendimizden ve Peygamberimizin tavsiyesiyle femi muhsin kimselerden öğrenme ve ezberleme yöntemiyle olmuştur. Peygamberimizin Kur’an kırâatındaki metodunun ise tedrici olduğu ve muhatabın ezberleme, kavrama vb. yetenekleriyle orantılı olduğunu ifade edebiliriz. Ebû İshâk, Abdullah b. Mes’ûd’dan (ö. 32/653): “Hz. Peygamber’in (Kur’an öğretiminde) on ayeti öğretmeden asla diğer ayetlere geçmediğini, Kur’an’ın tamamının bu şekilde kendilerine öğretildiğini” nakletmektedir. Yine Tâberî (ö.310/923), Câmiu’l-Beyân’da Hz. Peygamber’in sahâbeye Kur’an’ı onar ayet olarak ezberlettiğini ve onların da on ayeti öğrendikten sonra yeni on ayete geçtiklerinden bahsetmektedir. Ayrıca Peygamberimizin burada bahsettiğimiz ve bahsetmediğimiz nice metodları kendinden sonrakiler için birer örnek teşkil etmiş ve uygulanagelmiştir.

Peygamber efendimizin vefatının ardından ise İslâmiyet yayılmaya başladıkça  farklı şehirlerde kurulan hafızlık merkezleri ile hafızlık eğitimi geniş bir çevrede görülmeye başlanmıştır. “Sahâbeden olan hâfızlar Mekke, Medine, Kûfe, Basra, Dımaşk, ve Mısır gibi merkezlerde ders vererek kendi kıraatlerini sonraki nesillere aktaracak talebeler yetiştirmişlerdir” Böylelikle hafızlık eğitimleri Peygamber döneminde yavaş yavaş ve uzun vadede bir noktadan başlayıp çevreye dağılmaya devam etmiştir. Müslümanlar fethettikleri yerlerde Kur’an’ın yaygınlaşmasını için hafızları toplayıp o bölgelerde Kur’an eğitimi vermeyi istemişlerdir. Bazı kaynaklara göre ise kimi yerlerde Kur’an ezberi yapan kimselere maaş bağlanmak istendiğini -“Ebû Mûsâ el-Eş’arî, Basra valisi iken Halife Ömer’e yazdığı mektupta Basra’da pek çok kimsenin Kur’an’ı ezberlediğini bildirmiş, halife de onlara maaş bağlanmasını istemişti.”(Bozkurt, 1997: 76) şeklinde vermiştir. Bir süre sonra bu durumda insanların amacından sapıp Kur’an’ı hakkıyla öğrenememeleri düşüncesi ile vazgeçilmiştir.-ve çeşitli sebeplerden vazgeçildiğini görmekteyiz.

Tarihimizde önemli bir şahsiyet olan Harun Reşit zamanında ise Harun Reşid’in eşi Zübeyde bint Cafer’in cariyelerinin çoğunun hafize olduğu belirtilmektedir. İbn Hallikân’ın Vefeyât adlı eserinden aktarımına göre bu cariyeler için “Hârûnürreşîd’in hanımı Zübeyde’nin 300 kadar hâfız cariyesi bulunmakta ve sarayından dışarıya “arı kovanı gibi” Kur’an sesleri yayılmaktaydı.” denmiştir. Bu bilgiler de bize hafızlığın kadınlar arasında önemli bir şekilde yaygınlık gösterdiğini açıklamaktadır. Anadolu’daki Türklerin ve Osmanlı’nın tarihinde hafızlığın nasıl devam ettiğine dair bilgileri ülkemizdeki hafızlık sistemlerine ve hafızlığa dair yazıma bırakırken şimdi kısa kısa dünyadaki hafızlık sistemlerinden bahsetmek istiyorum.

Mekke’de Hafızlık Sistemi : Öğrenciler küçük gruplar halinde eğitim alır ve bunlara , halaka isimleri verilmektedir. Bu sınıfların hocalarına da halka hocası denmiştir. Hafız hocalığı eğitimi alan öğrenciler bir ya da iki yıl süreyle Kur’an eğitimi alır. Burada sabah ve akşam okulları mevcuttur, yatılı eğitim verilememektedir. Öğrenci ezberini kendi belirler ve her gün bu durum değişebilir. Talim derslerini kurumlarda yapan öğrenciler ezberlerini evlerinde yapmaktadır. Ayrıca haftanın beş günü bu eğitimlere ayrılır.

Medine Hafızlık Sistemi : Hafızlık eğitimi bir yıldan altı yıla kadar sürebilmektedir. İstisna olarak kırk günde hafızlığını tamamlayan öğrencileri itikaf programına alıp sürekli Kur’an’la yoğunlaştırarak Harem’de eğitmişlerdir. Hafız hocası olacak kişilerde aranan özellik en az 20 cüz bilmesidir. Suudi Arabistan’a özgü olan bu sistem Nas suresi ile başlayıp Tevbe suresine kadar gitmiştir. Bakara Suresinden başlayıp sıra ile ezberlendiği ve her gün yeni ezberle birlikte eski ezberlerden, yani bir önceki sayfa ya da sayfalardan tekrar yapıldığı düşünülürse, sıralı ezberlerin birbirine bağlı gittiği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla dersler dinlenirken bir önceki dersin de dinlenilme imkanı vardır. Türkiye’de uygulanan sistemden çok farklı olan bu sistemde öğrenci hocasına her verdiği derste bütün ezberlerini baştan itibaren verir. Ezberler en az dokuz ayetle sınırlandırılmıştır

Mısır’da Hafızlık : Mısır’da uygulanan hafızlık eğitiminin en önemli özelliklerinden biri öğrencilere dinleyerek ezber yapma tekniklerinin öğretilmesidir. Ülkede Kuran’ı güzel okumak ön planda tutulduğu için verilen hafızlık eğitiminde dinlemek ve telaffuz etmek önemlidir. Bu sebeple, hafızlık yapan öğrencilere diksiyon ve ses eğitimi verilmektedir. Dil öğreniminde uygulanan işitsel sözel yaklaşım Mısır’da uygulanan hafızlık eğitim sistemini desteklemektedir. Bu yaklaşıma göre, dil öğreniminde metinlerin ezberlenmesi, hata yapma oranını en aza indirir ve böylece bilgi alışkanlık haline gelerek en doğru şekilde öğrenilmiş olur. Hafızlığa başlamak için ise yeterli olduğu düşünülen öğrenci, hıfza Fatiha Suresi’nden başlamaktadır. Bir gün içinde gücü yettiği kadar ezber yapmakta ve ertesi gün onu hocasına tashih için dinlettirmektedir. Böylelikle öğrenci hem kendi kapasitesini görmüş olmakla beraber hem de bir sonraki güne kendi yapabileceğini bilerek başlar. Buradaki eğitimler kurumdan kuruma göre farklılık göstererek hem gündüz eğitimli hem de gece eğitimli şeklinde devam etmiştir. Çok ünlü karilerin ve hocaların bulunduğu Mısır’da hafızlık eğitimleri sürekli ve yoğun şekilde geçmişten günümüze kadar devamlılığını sürdürmüştür.

Ürdün Haşimi Krallığında Hafızlık: Hem vakıflar hem de okullar ve evlerden yürütülmüştür. Çeşitli Arap ülkelerinde sadece Kur’an ezberleyen kişilere değil ezber yapan herkese hafız denilmesidir. Ürdün’deki en dikkat çekici sistemde 2 soru karşımıza çıkar. Birincisi hafızlık yapanlara direk hafızlık yapıp yapmadığı sorulur. İkinci soruda “Ezber yapmaya devam eden ile ezberi bitireni ayırmak ikinci sorunun cevabına bağlıydı. Şayet “Tamamen kamilen” cevabı verilirse hıfz sona ermiş demektir. Aksi takdirde mevcut ezber söylenmektedir.” şeklinde karşımıza çıkar. Bu durumda da hafızların nerede ve ne konumda oldukları bizzat öğrenilmiş olur.

Suriye Arap Cumhuriyetlerinde Hafızlık: “Ezber yapma sırası, Bakara Suresi’nden başlar ve Nas Suresi’ne doğru ilerler. Hafızlığa ilk başladıkları zamanlarda öğrencilerden her yeni ders için iki-üç sayfa ezber istenmektedir. İkinci cüze geldiklerinde artık beş sayfadan az ezberlemeleri hoş karşılanmamaktadır. Yeni ezber dinlenirken öğrenciye iki hatadan fazla hak tanınmamakta; üçüncü hatada talebe dersten bırakılmaktadır.

Sudan’da Hafızlık: Hafız yetiştiren kurslar ya da kişinin kendi çalışmasıyla hafızlık yürütülmüştür. Burada levhalar ders malzemeleri olarak kullanılmış yazıya geçirilmiştir. Yani öncelik yazıya verilmiştir. Öğrenciler üç gruba göre sınıflandırılmış çok zeki,zeki,az zeki olarak ve hocalarından seviyelerine göre dersler almışlardır. Halva sistemi olarak adlandırılan bu sistemde Sabah saat dörtte derse başlanmakta ve öğrenciler bütün gün Kur’an ezberlemektedirler. Saat dörtten itibaren sabah namazına kadar halkalarda ders çalışmaktadırlar. Sabah namazından sonra elvahlara yazım işlemi başlamakta ve güneş doğana kadar devam etmektedir.” şeklinde sabah saatleri itibariyle başlamaktadır Görüleceği gibi burada çok erken saatlerde öğrenciler hem ezber hem de yazma eğitimlerini sürdürürler. Bu halvalar 180 yıldır devamlılığını sürdürmüştür.

Afganistan’da Hafızlık: Afganistan bölgesinde hafızlık eğitimleri birçok mekânda gerçekleşmiştir. Bilindiği üzere bu bölgede çok fazla medrese, cami ve darülhuffâzlar bulunmaktadır. Bu mekânlarda İslâmiyet ile birlikte Kur’an ve hafızlık eğitimleri verilmiştir. Bizi ilgilendiren kısım olan darülhuffazlar resmi olarak 1901 yılında açılmaya başlamıştır. Afganistan’ın çeşitli bölgelerinde bu tarihlerde farklı hafızlık eğitim merkezleri açılmıştır. Bu merkezlerin en önemli özelliği ilk olarak halk tarafından kurulup daha sonra resmileştirilmesidir. Ayrıca okul dersleri yerine Kur’an eğitimlerine daha fazla odaklanılmıştır. Burada eğitimler mukabele yani karşılıklı okuma ile gerçekleştirilmiştir.

Pakistan’da Hafızlık : Kur’an ve hafızlık eğitimi hakkında yoğun çalışmalar görülmektedir. Öğrenciler burada nisab usulü ile hafızlık eğitimlerini almaktadır. Çok fazla okur-yazar kitleye sahip olmasa da Pakistan’da binlerce hafız yetişmiştir. Burada bulunan medreselerde yatılı ve normal eğitimle hafızlık öğrencileri yetiştirildiğini belirtmiştir. Bu durum da aslında Kur’an eğitiminin ve hafızlığın çok önemli bir yere sahip olduğunu açıkça göstermektedir. Birçok Müslüman ülkesinde çeşitli merkezlerde yaygınlaştırılan Kur’an eğitimleri gün geçtikçe yaygınlığını sürdürmeye ve geniş çevrede görülmeye devam etmektedir.

Endoneyza’da Hafızlık : Endonezya’da uygulanan hafızlık eğitim sisteminin, ülkemizde 2014-2015 yılında başlatılan “Örgün Eğitimle Birlikte Hafızlık Eğitimi Projesine benzediği söylenebilir. Ülkede öğrencinin ilköğretime başladığı andan itibaren örgün eğitimini kesintiye uğramadan hafızlık eğitimi almasını sağlayan bir sistem oluşturulmuştur. Öğrenci örgün eğitim dersleri başlamadan önce sabah 5 ile 7 arası hafızlık dersini yapar, örgün eğitim dersleri bittikten sonra ve akşam tekrarlarını çalışır. Ortalama altı yıl süren ilköğretim ve hafızlık eğitiminin ardından başarılı olan öğrenciler mezun olur ve ortaöğretime geçer. Herhangi bir sebepten ötürü ilkokulda hafızlığını tamamlayamayan öğrenciler yine de mezun olur ve isteğe bağlı olarak hafızlığını ortaöğretimde kaldığı yerden devam ederek tamamlayabilir.

Malezya’da Hafızlık: Malezya’da uygulanan hafızlık eğitim sisteminde, öğrencilerin ezberledikleri Arapça Kuran metninin anlamına vakıf olmaları ön planda tutularak derin öğrenme yaklaşımı uygulanır. “JAKIM” okulları, normal okullar ve özel kurslarla verilmektedir. JAKIM din işleri ile ilgilenen kurumdur. Bu kurum resmi olarak hafız yetiştirmektedir. Ve hafız yetiştirme alanında kendi özerkliğine sahiptir. Bunun haricinde Malezya’daki hafızlık sistemi “Akşamları yatsıdan sonra yeni ezberlerini, sabah ve akşam arkadaşları ile tekrarlarını yapan öğrenciler, sabah altıda derse çalışmakta ve 8 ila 10 arası hocayla tesmi’ yapmaya başlamaktadırlar. Ezberler Bakara suresinden sona doğru tecvit kuralları ihmal edilmeksizin devam etmektedir.” şeklinde verilmiştir. Ayrıca bu eğitimlerde kullanılan dil mecburi olarak Arapça olmuştur. Burada olan diğer kurumlarda sistemler farklılaşmaktadır. Öğrenciler okula alınmadan sınava ve seminere okul bitince de şefevi ismi verilen dudak kontrolü ve tahriri ismi verilen yazım kontrolü sınavlarına tâbi tutulmuşlardır. Yine bu eğitimler diğer ülkelerde olduğu geceli ve gündüzlü olarak sürdürülmüştür.

Singapur’da Hafızlık : Çok dinli bir şehir devletidir . Müslümanlık da orada mevcuttur ve hafızlık eğitimleri orada da yaşamını sürdürmüştür. Çeşitli kurumlarda ve farklı eğitim merkezlerinde Kur’an eğitimi verilmiştir. Buradaki sistem “Hafızlık sınıfına alınmadan önce adaylar yüzüne okumalarının yeterliliğinin ölçülmesi için sınava girmektedirler. Başarılı olanlar 30’uncu cüzden başlayarak başa doğru ezberlemek sureti ile hafızlığa adım atmış olmaktadır.” şeklinde ilerlemiştir. Görüldüğü üzere bu sistem biraz daha farklı olup sondan başlayarak başa doğru gelecek şekilde oluşturulmuştur. Ayrıca yine burada uygulanan ve Kur’an okumayı hızlandırıp kolaylaştıran bir diğer sistem de “İkra” sistemi olmuştur. Ayrıca burada iyi öğrencilerin Bakara suresinden diğerlerinin ise Nas suresinden ezber yapmaya başladıklarını belirtmiştir.

Makedonya’da Hafızlık: Makedonya, Avrupa’da hafızlık eğitim geleneğinin öncüsü olan bir ülkedir. Ülkede hafızlık eğitimi için özel olarak tahsis edilmiş okullar bulunmaktadır. Bu okullarda eğitim gören öğrencilerden hafızlığını tamamlayanlar bitirme sınavına girerek mezun olmaktadırlar.

 Belçika ve Fransa’da Hafızlık:Kendileri tamamen Arap usulüne uygun çalıştıklarını iddia etseler de metot dinlendiğinde, alt yapısı Osmanlı’ya ait ancak sonradan Arap metotlarının ilaveleri ile zenginleştirilmiş karma bir sistemin ortaya çıktığı gözlenmektedir. Belki bu, Avrupa’ya ait orijinal bir yöntem olarak kabul edilebilir, ancak sistemler doğru yerlerinden birbirlerine eklenmediği için, elde edilen sonuçlar beklenenden farklı olabilmektedir.

Avusturya’nın başkenti Viyana’da Hafızlık: Din eğitimleri İslâm merkezleri, çeşitli vakıflar ve hafızlık okuluyla beraber sürdürülmüştür.Burada yapılan eğitim sistemi ilk altı ay, ikinci altı ay şeklinde ilerlemiştir. Ayrıca hafızlar bir, iki ve üç olacak şekilde gruplara ayrılmıştır. Basit, orta ve zor seviyede oluşturulan bu gruplarda öğrenciler daha çok Osmanlı usulüne yakın şekilde eğitilmişlerdir. Burada okul ile hafızlığın birlikte yapılmasından kaynaklı sorunlar oluşmuştur. Bazı öğrenciler bu duruma adapte olamamış ve bırakmışlardır. Bu durum da uygulanan sisteme zarar vermiştir.

Moritanya başta olmak üzere birçok Afrika ülkesinde ezberlenen Kuran metni fazlaca tekrar edilerek, metnin uzun süreli bellekte kalıcı olma ihtimali artırılmaktadır diyerek hafızlığın başlangıç dönemindeki tarihine ve dünyadaki hafızlık eğitimlerinin ve sistemlerinin bir kısmına gücümüz nispetince değinmiş bulunmaktayız. Bundan sonra ülkemizdeki hafızlık sistemlerine değinmeye çalışıp, hafızlık için ideal bir yaş var mıdır, hafızlıkta yaşanan problemler ve çözümleri nelerdir kişi hafızlığa başlamadan önce nelere dikkat etmelidir gibi meselelere değinmeye çalışacağız. Elbette gayret bizden tevfık ise Rabbimizdendir. Allah’ın selam ve rahmetinin üzerimize olması temennisiyle…

Bu yazımda istifade ettiğim kaynaklar:

Diyanet İslam Ansiklopedisi, Hafız maddesi

Hz. Peygamber Döneminde Kur’an/Kıraat Eğitim-Öğretimi, Abdülhekim AĞIRBAŞ

Halk Kültüründe Hafızlık, Büşra SELİMOĞLU

Hafızlık Eğitiminin Bilişsel İşlevlere Etkisi, Sümeyye ŞİRİN

Yorumlar